Geri git   Favori Forum - Kapsamlı Bilgi Platformu » TARİH & YAŞAM » Tarih » Genel Türk Tarihi


Seçenekler
DEDE KORKUT MASALLARINDA TÜRK YAŞAMI VE DÜNYA GÖRÜŞÜ (resimlerle)
Alt 27-01-2010, 11:34 PM   #1 (permalink)
Standart DEDE KORKUT MASALLARINDA TÜRK YAŞAMI VE DÜNYA GÖRÜŞÜ (resimlerle)

Dede Korkut Hikâyeleri Üzerine





Dede Korkut Türklerin efsanevi dedesidir. Korkut Ata olarak da bilinen Dede Korkut’daki “dede” kelimesinin Korkut adı kadar eski olmadığı ve bunun efsanevi Korkut’un yaşlılığını vasıflandırmak için asıl ada sonradan eklenmiştir.Tarihi kaynaklarda ve çeşitli Oğuz rivayetlerinde Korkut adının bazen dedesiz olarak sadece Korkut bazen de Korkut Ata şeklinde geçmesi bunu açıkça göstermektedir. Kimliği kesin olarak tartışmalıdır. Kopuz çalması ve Türk Destanlarını derlemesiyle ünlenmiştir. Bazı kaynaklara göre Kayı boyundan geldiği düşünülmektedir. Aynı zamanda diğer kaynaklar onun Oğuzların Bayat Boyunada Kara Hoca’nın oğlu olduğunu iddia eder. Bazı rivayetler ise İshak Peygamberin soyundan olduğunu söyler. 9 ila 11 yy’larda yaşadığı Türkistan’nın Aral bölgesinde Sir Derya Nehri’nin Aral Gölüne döküldüğü yerde doğduğu Ürgeç Dede adlı bir oğlu olduğu ve bu bölgede hüküm süren Türk Beylerine danışmanlık yaptığı destanlardan anlaşılmaktadır.



Dresden ve Vatikan nüshalarının bir giriş kısmı vardır.

Hikâyelerle ilgisi şüpheli görülen bu giriş kısmı besmele ile başlamakta ve burada Dede Korkut tanıtılmaktadır.

"Hazreti Muhammet zamanına yakın Bayat boyundan Korkut Ata derler bir kişi

çıktı. O kişi ne derse olurdu. Bilinmezliklerden türlü haber

verirdi. Yünce Tanrı tarafından onun gönlüne doğardı. Korkut Ata Oğuz halkının

güçlüklerini hallederdi. Her ne is olursa. Korkut Ata'ya danışmayınca yapmazlardı.. Her ne is buyursa kabul ederdi. Sözünü tutup yerine getirirlerdi." 3

Burada "Korkut Ata" olarak geçen Dede Korkut'un özelliği üzerinde durulmakta; "Allah onun gönlüne ilham ederdi" denerek olağanüstü güce sahip olduğuna

inanılır. Ve onun gücünden Oğuz toplumu hep yararlanır. Ayrıca onun hünerli akıllı olduğu kabullenilir ve her müşkülatta ona danışılır

Bu sebeple de o arabuluculuk rolünü üstlenir.

Dede Korkut'un kopuzu vardır. O bütün hikâyelerin sonunda kopuzunu çalarak

hikâyelerin kahramanlarını kutlar. Bu sebeple de Dede Korkut'un hikâyeler aracılığıyla verdiği her mesaj kopuzun nağmeleri ile birlikte kutsallaşır

Dede Korkut'un hikâyelere yansıyan kişiliği; hikâyelerdeki mesajları da Oğuzlar

için çok değerli kılmış ve bu mesajlar günümüze kadar gelmiştir.



Dede Korkut öyküleri Akkoyunlular Devleti zamanında yazıya dökülmüştür. Yazdığı Türk Destanları'nın iki orijinal kopyası vardır. Bu kopyalardan biri Almanya'da Dresden'den öteki ise Vatikan'dadır.

Dresden yazması kısa bir giriş ve 12 öyküden oluşur.



Öyküler sırasıyla:

1. Dirse Han Oğlu Boğaç Han

2 Salur Kazan'ın Evi Yağmalanması

3 Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek

4 Kazan Bey Oğlu Uruz'un Tutsak Olması

5 Duha Koca Oğlu Deli Dumrul

6 Kanlı Koca Oğlu Kanturalı

7 Kazılık Koca Oğlu Yegenek

8 Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi

9 Begin Oğlu Emren

10 Uşun Koca Oğlu Segrek

11 Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz'un Çıkarması

12 İç Oğuz'a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü







Vatikan yazmasında kısa bir giriş ve altı öykü vardır:

1. Hikâyet-i Han Oğlu Boğaç Han

2. Hikâyet-i Bamsı Beyrek

3. Hikâyet-i Salur Kazan'ın Evi Yağmalanduğudur

4. Hikâyet-i Kazan Begün Oğlu Uruz Han Tutsak Olduğudur

5. Hikâyet-i Kazılık Koca Oğlu Yegenek Bey

6. Hikâyet-i Taş Oğuz İç Oğuz'a Asi Olup Beyrek Vefatı







DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDE AT VE AT KÜLTÜRÜ

Çin ve Bizans kaynaklarından anlaşıldığına göre Türkler tarih sahnesine atlarıyla girmişlerdir. Atı ilk ehlileştirmenin avantajlarını kullanarak hareketli bir hayat tarzı geliştirmiş geniş ufukları keşfetme ve buralara hakim olma yolunu seçmiştir. Atlı baskınlar bu hakimiyetin belirleyici unsuru olmuştur. Türklerin beslenme giyinme yeni yerleri keşfetme ve fethetme aracı olan bu varlık sosyal hayat içerisinde insanın kolu kanadı yoldaşı kardeşidir. Bunu bütün destanlarda olduğu gibi Dede Korkut destanlarından da anlıyoruz.

Bamsı Beyrek on altı yıl esir kaldığı Bayburt kaşesinden kurtulduktan sonra gördüğü ilk varlık otuz dokuz yoldaşı anne veya babası değil boz aygırıdır.Atına kavuşmak ve atlı olmak düşmandan kurtuluşun ilk anahtarıdır.



At dimezem sana kardaş direm kartaşumdan yiğ

Başuma iş geldi yoldaş direm yoldaşımdan yiğ



Sözü sadece kendi ruhunun yansıması değil Türklerin ata bakış açısını da verir. Kolunun kanadının kırık olduğu ortamda atlı olmak hakimiyetin kahramanlığın belli bir kimlik ve benliğe sahip olmanın ilk şartıdır. Sahur Han’a göre yiğide ataklık hızlılık yeteneklilik vasıflarını kazandıran attır.

Hikâyelerde at hayatın hemen her dalında kendini göstermektedir at kulağı sak olur at ayağı külüg ozan dili çevik olur geyim gılcıdasından at kişnemesinden atasözleri atın sosyal hayattaki yerini vermiş olduğu gibi bu haliyle söz sanatlarının yansıması bulunur.

Kahraman sosyal hayattaki yeri gereği sürekli hareket halindedir onu muradına eriştiren değişik ve uzak diyarlara götüren attır.Dede Korkut Deli Karçar’dan kız kardeşini istemeye gittiğinde onun düşmanca bir tavır takınacağını bilir ve yanında yedek at götürür sefere çıkılırken yada bir yere haber ulaştırılırken yanında yedek at götürüldüğü bize kaynaklardan ulaşmaktadır.

Düşmanı kaçırmanın çeşitli yolları vardır bunlardan biride atını kaçırmak veya onu atsız bırakmaktır. Atlılık başarı ve kahramanlığın atsızlık ise esaretin ve yenilginin işaretidir. Ayrıca atın eğerli olması aktifliği eğerin alınması ise pasifliği simgeler.

Kişinin kahraman olacağının ilk işareti de at sahibi olmasıdır.Bir ata ve ada sahip olan kahraman yeni maceralar peşine düşer bunun öreğini Boğaç Han hikâyesinde görmekteyiz Boğaç bir boğayı öldürüp ad sahibi olana kadar birey sayılmamıştır.

Ata binmek ayrıca çocukluk döneminden gençliğe geçişin de sembolüdür.Kam Püre doğar doğmaz oğluna İstanbul’dan bir deniz kulu getirtir.Çocuk on beş yalına gelip bir kahramanlık göstermeden ne bu ata binebilir nede bu attan haberi olur.

Ayrıca destanın bir çok yerinde kahramanlar atlarıyla ifade edilir.Boz ayrıklı Bamsı Beyrek at ağızlı Aruz Koca Eylik Koca oğlı Alp Eren gibi.

Dede Korkuta kadınlarda ata biner cenk eder ve savaşlara katılır Dirse Hatun oğlu Boğaç avdan dönmeyince bedevi ata binip onu aramaya çıkar arama eylemin tek başına yapamayacağına göre bu kızlarında soylu atara bindikleri ve aramalara katıldıkları anlaşılır. Kadın kahramanlardan biride Banu Çiçektir oda Beyrekle at yarıştırmaktan çekinmez

Destanlarda genel görülen atların uçması hadisesi destanda Bamsı Beyrek’in sahip olduğu boz aygırı dışında yer almaz bu at bir deniz kulunudur sudan çıkan aygır olması onun uçmasını sağlayan etkendir o Bayburt kalesinden uçmak suretiyle sahibini kurtarır.

Uçma niteliği olan atlardan biride Hızır’ın boz atıdır. Ancak bu Hızır motifine bağlıdır diğer atlar ise daha gerçekçi bir şekilde anlatılmıştır bu hayvanlar çok hızlıdır. Güç günlük yolu bir günde alabilirler.



DEDE KORKUT KİTABINDA ALPLERİN EĞİTİM VE GEÇİŞ TÖRENLERİ

Genç bir alpta olması gerekenler atasözleri ve kalıp ifadeler şeklinde sıralandırmıştır. Buna göre alp tekebbürlük eylemeli gönlünü yüce tutmalı malına kıymalı ama oğul sofra çıkarmayı babadan görmeli kazıklık ata er binmeli çalub keser öz kılıç er çalmalıdır evine konuğu gelmeli yalan bilmemeli.

Burada asıl olarak iki tür özellik dikkat çeker biri tevazu dürüstlük cömertlik konukseverlik gibi karaktere dayanan özelliklerdir ki bunlar hikâyelerde genellikle erdem sözüyle ifade edilir diğer özellikler ise hüner ve maharet olarak gösterilir.

Oğuz beyleri arasında bir kırgınlık olursa bu kendi aralarında kılıcımdan mı gördü soframdan mı gördü şeklinde ifade edilir



OLAĞAN ÜSTÜ DOĞUM VE TEK OĞUL OLMA:

Alp oluşları ayrıntılarıyla anlatılan Buğaç Beyrek Uruz Kan Turalı Yiğenek Ermen gibi yiğitlerin tamamım tek oğuldur genellikle anneleri ve babalarının yaşlılık dönemlerinde dünyaya gelmişlerdir tek oğul olma ve olağan üstü doğum kahramanlığa ve Alpliğe bir hazırlık aşaması olarak sayılmaktadır.

Bu kahramanlardan yalnızca Basat tek oğul olmamakla birlikte bir aslan tarafından yetiştirilmiştir onun tepe gözü öldürmesi için böyle bir gençlik macerasından geçmesi gerekmiştir.



DEDE KORKUT DESTANLARINDA KADIN TİPİ

Dede Korkut destanlarında kadın kız gelin bazı kız kardeş gibi kelimelerle tasvir edilmektedir. Bu kelimeler bazen bir ad bazen de bir Sıfat olarak kullanılmıştır. Dede Korkut destanlarında Burla Hatun Banu Çiçek Selcen Hatun Dirse Hanın karısı kadın kahramanların başında gelmektedir. Bu kadınların dış görünüşleriyle ilgili fazla bir bilgi yoktur fakat Dirse Han ve Knturalı’nın bazı söyleşmeleri sırasında eşleri hakkında bazı bilgiler elde ediyoruz bu söyleyişlerde.

Dirse Hatun topuğuna kadar siyah saçlı çatma kaşlı dar ağızlı al yanaklı bir kadın olduğu anlaşılmaktadır.



Kazan’nın eşi Burla Hatun boyu uzun beli ince güz elması gibi yanaklı kargı gibi kara saçlı ve han kızı olarak tarif edilmektedir kıyafeti ile ilgili olarak da Kazan Hanı karşılarken samur cübbesini eğnine aldı şeklinde anlatılır.

Kanturalı’nın eşi Selcen Hatun ise güzeller güzeli olarak anlatılır.

Bundan başka ala gözlü gelin al duvaklı gelin ağca yüzlü gelin elleri kınalı kız gümüş ay gibi bilek kaza benzer kız gelin olarak anlatılır.

Kâfir kızları ise saçı ardından örülü eli bilekten kınalı göğsü kızıl düğmeli gibi tasvirlerden azda olsa dönemin güzellik anlayışına dair bilgiler edinmekteyiz.

Hanımların hepsinin ortak özelliği ise han ve bey kızı olmalarıdır hatta bu kadınların yanlarındaki kırk ince belli kız da bey kızıdır destan uslubu içerisine bu özellikleriyle dile getirilen kadınlar toplum içinde eşin vefalı yoldaşı ve annedir.İster eş ister anne olsunlar bu kadınlar birer kahraman ve kahraman yardımcılarıdır.

Destanlarda kadınlar arasında tıpkı erkeklerde olduğu gibi teşkilatlanma söz konusudur hanlar ve erkekler kırk yiğidiyle birlikte anılırken eşlerinin de kırk ince belli kızı bulunur bu kızlar tıpkı han ve han oğulları gibi soylu kızlardır asildirler ata binerler kılıç kuşanır savaşır aman dileyeni affederlerdi.

Selcen Hatun iki yay çeken attığı ok yere düşmeyen kadın kahramandı oda Karanturalı’yı savaşarak kurtarır.

Ayrıca kitapta kadının en büyük özelliği anne oluşudur hikâyelerde bu açıkça görülmektedir hatta kısır kadın alay konusudur ayrıca anneyle çocuğun arasındaki bağlılık büyük kahramanlıklar yaratır Dirse Hanın oğlu annesinin isteği üzerine kendisini öldürmek isteyen babasını düşmanın elinden kurtarır Salur Hanın evinin yağmalanması hikâyesinde her şeyini kaybeden han düşmandan yalnızca annesini ister.

Ayrıca işlenen kadınlar oldukça sadıktır Banu Çiçek Beyreği tam on altı yıl bekler kadının eşe bağlılığını anlatan en önemli hikâye de Deli Dumrul hikâyesidir. Bu hikâyede Deli Dumrul un eşi onun için Azrail canını vermekten çekinmez.

Hikâyelerdeki kadın kahramanlar alp tipine uygun ahlaki değerlerin ağarlık noktası kahramanlık ve annelik duygusu oluşturur buna en iyi örnek ise evin reisi olan kadın bir konuk geldiğinde eşi evde yoksa bile yedirir içirir ve onu memnun eder dede korkut hikâyeleri bir geçiş zamanı olarak kabul edilse de bu özellikteki kadınlar alp tipine daha yakın bir görünüm sergiler.

Dede Korkut Kitabı'nın Dresden Kütüphanesi'ndeki yazma'sı eksik bir yazması 1950'de Vatican Kütüphanesi'nde bulundu (bu nüsha ilkin 1952'de Ettore Rossi tarafından yayımlandı)

Tam metin olarak İtalyanca'ya (1951) Ozan Aydur" kaydının bulunması bunun kanıtıdır.

Dede Korkut ve eserdeki beylerle ilgili rivayetler bazen yarım sayfaya varan uzunlukta Dede Korkut ve beyleriyle ilgili rivayetler vardır. Şecere-i Terakime’de ise Dede Korkut kahramanları ve özellikle Salur Kazan’la ilgili rivayetler bir hayli hacimlidir.

Ata Rahmanov’un derlediği üç hikâye ile Nurmırat Esenmıradov’un derlediği iki hikâye Dede Korkut kitabında yoktur. Bunlar İğdir bu 5 hikâye ile 17’ye çıkmaktadır.

Bunlardan en yaygını Bamsı Beyrek boyunun Bey Böyrek adıyla söylenen masallaşmış biçimidir. Bu masalın Azerbaycan’dan; Anadolu’nun Trabzon İstanbul şehirlerinden derlenmiş varyantları vardır. Masalın 1791’de yazıya geçirilmiş eksik bir varyantı ise Türk Dil Kurumu Kütüphanesinde saklanmaktadır. Aynı masalın 1730-31 tarihli tam bir nüshası ise Mısır’da bulunmuştur.





DEDE KORKUT










































Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap

Benzer Konular
Dede Korkut
DEDE KORKUT http://halacli.**************/turk_buyukleri/dede_korkut.jpg Büyük Türk destanının yaratıcısı Dede Korkut'un kişiliği üzerinde...
Dede Korkut
Yapı Kredi Yayınları Doğan Kardeş Serisihttp://www.favorifrm.net/images/smilies/virgs.gif Adnan Binyazar'ın sadeleştirdiği Dede Korkut'un küçük...
Dede Korkut Kimdir -
Dede Korkut kimdir Dede Korkut Hakkinda Büyük Türk destan bilgesi Dede Korkut'un kişiliği üzerinde bilgilerimiz yetersiz kalıyor....
dede korkut derki
DEDE KORKUTTAN “SANA”^^^^^^^^^^^^^^^3 Hey oğul... Sana ne derlerse desinler, sen dediğim gibi olmuşsan, söylenenler saman alevi olur,...
Dede Korkut Kitabı (pdf)
"DEDE KORKUT" Kitabı "TÜRK edebiyatı tarihinin en büyük alimi Prof.Fuat Köprülü'nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: Bütün Türk edebiyatını...

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Seçenekler

Seçenekler
Stil

WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:55 AM.
Yasal Uyarı Favori Forum
Favori Forum'da Mp3, Hack, Adult, Warez, Crack, Serial, Full Film, Full Oyun Vs. İllegal İçerikli Paylaşım Kesinlikle Yasaktır.
Logomuzda Kullanılan Maskot Favorifrm.Net 'e Aittir ve TPE Tarafından Tescillidir. İzinsiz Kullanılamaz.

Sitemiz Forum sitesi olduğu için sitemize kayıtlı üyelerimiz yazı, resim ve diğer materyalleri kontrol edilmeksizin sitemize ekleyebilmektedir. 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda ilgili yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi mail adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz.
Kuruluş : 13/ARALIK/2006
2006 - 2014 Favorifrm.Net Her Hakkı Saklıdır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000-2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO