Geri git   Favori Forum - Kapsamlı Bilgi Platformu » TARİH & YAŞAM » Tarih » Genel Türk Tarihi


Seçenekler
Milli Mücadelede Türk Çocukları
Alt 27-01-2010, 11:30 PM   #1 (permalink)
Standart Milli Mücadelede Türk Çocukları

Milli Mücedele'de Türk Çocukları[/i]

[/b]





Anadolu çocuklarının İstiklâl Harbi’ndeki faaliyetlerine ve durumlarına değişik bölgelerden vereceğimiz örneklerle bir göz atalım:



Fransızlar “Kahraman”; Urfa “Şanlı” oldu.



Bu mücadelede çocuklar da destan yazdılar. Antep mıntıkasında bunların en meşhurları Antepli Kebapçı Said Ağga’nın oğlu Mehmet sabahleyin Fransızlar’ın cephedeki kendi yaralılarıyla birlikte hastaneye kaldırıldılar. Mehmet’in hastanede ayağı kesilerek hayatı kurtarıldı. Ancak İsmail hastanede şehit oldu. Bir ayağı kesilen Gazi Mehmet hastanede iyileştikten sonra Türkler’de esir bulunan Fransız kuvvetlerindeki iki Senegalli asker ile değiştirilerek Fransızlar’ın elinden kurtarıldı. Gazi Mehmet dönüşünde yine Arslan Bey’in müfrezesine katıldı. Sonuna kadar elinde silâhı tek ayağıyla Milli Mücadele’de bilfiil yer aldı.



Bu tür kahramanlık örneklerine çok sık rastlıyoruz. Yukarıdaki hadiseye benzer bir kahramanlık da Tarsus’ta yaşandı. Konya’da yayınlanan Babalık Gazetesi’nin muhabiri şunları yazmaktadır:



“... İşte biz bu menakib-i ulviyenin kahramanları mey anında bir de Tarsus köylerinden Kahraman Mehmet’i görüyoruz. Küçük kahraman Adana cephesinde düşmanla çarpışıldığı zaman Kuva-yı Milliye efradına yemek taşır ve postacılık vazifesini ifâ edermiş. Bir gün yine vazifesini yaparken yüksek ağaçların yeşil dalları arasına tabiye edilmiş bir mitral-yozun püskürttüğü kurşun yağmuruna tutulmuş. Mehmet’in yanındaki iki arkadaşı kaçabilmişler. Fakat bu küçük yavrucak kaçamamış mazhar-ı mükâfat olmalıdırlar ki iyiliğin kadri bilinsin.”





[/b]



Adanalı çocukların da Milli Mücadele’de milli bir heyecan ve sorumluluk içinde hareket ettiğini görüyoruz.



12 Haziran 1920’de Fransız ve Ermeniler’den oluşan bir grubun Kahyaoğlu Çiftliği’nde Türkler’e yönelik katliamda bu çocukla ilgili olarak daha sondaki aylarda Sıhhiye Vekili’ne ricada bulunarak suni bir ayak takılmasını ve Mehmet’in yatılı olarak Ziraat Mektebi’ne yerleştirilmesini sağlamıştı.

Arıkoğlu’nun Adana’daki çocuklarla ilgili şahit olduğu bir olay da işgal sırasında yaşanmıştır:



Adana’yı Fransızlar işgal ettiklerinde evin balkonundan yoldan geçen işgal kuvvetleri mensubu askerlere beş yaşındaki bir kız çocuğunun tükürmesi babasının para cezasına çarptırılmasına sebep olmuştu.





Urfa taraflarından da bir örnek vermek istiyoruz:



Fransızlar Urfa’dan kaçarlarken 14 yaşında Bozan adındaki bir Türk çocuğu Kuva-yı Milliye önünde harbe iştirak etmiştir. Bu yavrunun kahramanlığını gören halk Bozan için türkü bile yakmıştı.









Oturmuş yarasını bağlıyor

Fransız askeri hüngür hüngür ağlıyor

Be değme! değme Bozan değme

Vursun kırsın Fransız’ı yavruma değme!



Şebeke dağından indim dereye

Atılıyor bombalar bilmem nereye

Türk çeteleri dönmez geriye

Be yürü! yürü Bozan Yavrum yürü!

Vursun kırsın Fransızlar’ı aslanım yürü!






Çocuklar yalnızca cephede çarpışmıyor posta ve diğer lojistik hizmetlerde de bulunuyorlardı.



Maraş savunmasında cephane taşıyan ve posta vazifesi gören çocuklar aynı zamanda askerin moralinin düzelmesine de yardım ediyorlardı.



Sarıca köyünden 14 yaşındaki Ali bu bölgedeki askere klavuzluk görevi yapıyordu. Bir seferinde de düşmanın yolunu kesmek için köprüyü uçurma vazifesini aldı ve bu vazifeyi basan ile yerine getirerek bir kahramanlık örneği sergiledi. Daha sonra Yüzbaşı Sıtkı Bey bu çocuğu evlâtlık almış ve Kuleli Askeri Lisesi’ne kaydettirerek okumasını sağlamıştı.



Aralarında Sarıibrahimli köyünden Duran (Kaleli)’ın da bulunduğu pekçok çocuk dağdaki askere yemek taşıyorlar verilen talimat üzerine o küçük yaşlarında tren raylarını sökerek düşmanın hareket kabiliyetine zarar vermeye çalışıyorlardı.



Bu bölgeden bir örnek daha verip Anadolu’nun diğer bölgelerindeki çocuk kahramanlardan bazı örnekler vermek istiyoruz.



Milli Mücadele yıllarında 10-11 yaşlarında bir çocuk olan Osmaniyeli Pulcu Mehmet oğlu Niyazi Aykan 1991’de kendisiyle yapılan röportajda şunları anlatıyor:



“Babam dedi ki Fransız cephanelerini öğrendim. Onları babama anlattım. Babam da bunları yazarak Küllü’ye Hasan Paşa’nın yanına gönderdi. Böylece istihbarat sağlıyorduk”.



10-11 yaşlarında bir çocuğun bu kadar yeri dolaşması ancak milli bir mesuliyet duygusunun varlığıyla izah edilebilir.



Buraya kadar verdiğimiz örnekler yüzlerce hatta binlerce örnekten ancak birkaçıdır.





[/b]



Bütün bu örneklerde görüldüğü üzere çocukların Milli Mücadele sırasındaki hizmetlerini tasnif edecek olursak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki:



1- Yeri geldiği vakit eline silâh alıp birfiil çarpışarak cephelerde;



2- Haber getirip götürmek suretiyle istihbaratta;



3- Cepheye su mermi vs. taşıyarak lojistik hizmetlerde oldukça faydalı olmuşlardır.




Şüphesiz çocukların bu tür hizmetleri yalnızca Fransız işgalinin bulunduğu yörelerde değil Anadolu’nun hemen her tarafında görülüyordu. Şimdi Batı Anadolu’dan bazı çarpıcı örnekler vermek istiyoruz.



İlk BMM’nde henüz pek kritik bir durumunda bulunan cephelerde olup bitenlerden bahsediliyordu. Bursa Milletvekili Muhiddin Baha (Pars) evvelâ Bursa’yı bir katliamdan kurtarmak bahanesiyle yerli Rumlar’la teşkil edilen heyetin Yunanlılarla temaslarını nasıl telin ettiğini anlattıktan sonra sözünü şöyle bitirmişti:



“Efendiler bir diyorum ama hangi bir Cephede her adımda bir böyle henüz çocuk denecek yaşta silâha sarılıp canını fedaya gelmiş nice nice yavrularımız var!.”





Muhiddin Baha Bey’in “Hangisini sayayım cephede çocuk denecek yaşta nice yavrularımız var” dediği çocuklardan biri de Emekli Süvari Subayı Süleyman Bey’in oğlu İnegöllü Kâmil idi. Bu çocuk bu bölgedeki pekçok muharebeye katıldı. Cumhuriyet döneminde Bursa Işıklar Askeri Lisesi’ni bitirdikten sonra Harp Okulu’na giren Kâmil’e önceki kahramanlıklarından dolayı İstiklâl Madalyası verilmiştir.



İnegöl mıntıkasında muharebelere katılan Albay Rahmi (Apak) Bey bu bölgedeki Türk çocuklarının vatan sevgisiyle Yunan’a karşı duydukları nefreti şu örnekle dile getiriyor:



“Siması hâlâ gözlerimin önünde. Sarı saçlı ak yüzlü bir çocuk. Bir evin içinden çıkan (herhalde kendi evi olacak) bir Yunan askerini kovalıyor. Elinde bir balta. Yunan erinden daha hızlı koşuyor. Ona yetişti kafasına baltayı indirdi. Yunan eri cansız yere yuvarlandı. Kaçan Yunan arkasına dönüp silâhını veya süngüsünü kullansaydı. Bu çocuğu kolayca öldürebilirdi. Diğer bazı sokaklarda da İnegöllü kadınların bu kaçan perakende Yunan askerlerinin başlarına pencerelerden saksı ve testiler attıklarını öğrendim”



Yunan işgali ve işgal tehlikesinin bulunduğu Batı Anadolu’nun hemen her tarafında bizzat savaşa katılan istihbarat ve lojistik alanda hizmet veren sayısız çocuk kahramanlara rastlıyoruz. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi bu kahraman çocuklar yalnızca erkek çocuklar değildi. Kahraman kız çocuklarına da çok rastlanıyordu. Kız çocuklarının Milli Mücadele’deki kahramanlıklarına ve hizmetlerine örnek olarak Nezahat Onbaşı’dan bahsetmek istiyoruz:



Tabur Komutanı Binbaşı Halit Bey’in kızı olan 12 yaşındaki Nezahat o bölgede “Kızlı Alay” denmiştir. Ata binmesini ve silâh kullanmasını çok iyi bilen ve kendisine Tümen Komutanı Ahmet Derviş Paşa tarafından “onbaşı” rütbesi verilen bu kız çocuğunun kahramanlığı ve fedakârlıkları TBMM’nin oturumlarına dahi konu olmuştu.



Meclis’in 30 Ocak 1921 tarihli oturumunda Bursa Milletvekili Operatör Emin Bey (Erkul) Milli Mücadele’nin kahraman çocuklarının bir simgesi olan Nehazat Hanım’la ilgili Meclis’in takdiri zabıtlar içinde tarihin sayfalarında yerini almıştır.



Buraya kadar anasını veya babasını kaybeden kimsesiz ve yetim çocukların durumu da ayrıca içler acısıdır. Sırf Doğu Anadolu’da Ermeni ve Rus katliamları sonucu yetim veya kimsesiz kalan Türk çocukların sayısı 3000 civarındadır.



Söz buradan açılmışken Kâzım Karabekir Paşa’nın 15. Kolordu Komutanı olarak Doğu’da bulunduğu yıllarda kimsesiz yetim Türk çocuklarına yönelik icraatlarından kısaca bahsetmek yerinde olacaktır.



Karabekir Paşa öncelikle kazandırılıyordu.



Kimsesiz destanlara dahi konu oldu.



Bu cümleden olmak üzere milletin içinden gelmesi ve sade vatandaşın halet-i ruhiyesine tercümen olması açısından fevkalâde önemlidir. Bu yüzden destanı aynen veriyoruz.







NADOLU ŞEHİT YAVRULARININ MİLLİ DESTANI[/b]



-1-



Uyan yavrum

Baban şehit göçdü artık uyanmanın zamanı.

Harbi-i umumî yakdı seni

Milletime vatanıma kurban ettim babanı.

Annem annem babam yok mu? Nerde kaldı gelmedi Gözlerimden akan yaşı

Ben büyüdüm beni görüp muradına ermedi.



-2-



Uyan yavrum sabah oldu

O kahraman babacağım

Bütün dünya hançer oldu (nakarat)



-3-



Anneceğim

O kahraman babacağım

Bundan böyle rahatlık yok (nakarat)



Annem annem babam yok mu? Nerde kaldı gelmedi

Gözlerimden akan yaşı

Ben büyüdüm beni görüp muradına ermedi.



-4-



Kardeşimle bekliyoruz her akşam pencerede

Benim arslan babacığım acep şimdi nerede?

O mübarek kemikleri hangi dağda derede? (nakarat)



-5-



Yetim kaldın eyvah! Sizi kim yedirsin doyursun

Öksüz kaldın nazlı yavrum

Dünya bize zindan oldu daha nice uyursun.

(nakarat)



-6-



Milletimin vatanımın ey mübarek bayrağı!

Sana canım feda olsun

İşte anne bu bayrağı senden de çok severim.

Anneciğim

Oğlum

Cenk ne anne... cenk mi yavrum? Türk gencine düğündür.

(nakarat)



-7-



Gitmez oğlum o düğüne

O düğüne

O düğünde ölüm var.

(nakarat)



-8-



Evlatcığım niçin böyle zari zari ağlarsın?

Nice yiğit

Yakışır mı al üstüne karaları bağlarsın

(nakarat)



-9-



Zengin iken fakir olduk

Çok zamanlar aç da kaldık

Nice yıldır bayram geldi bir elbise giymedik.

(nakarat)



-10-



Babamızı kurban verdik

Arslan gibi saldırmış

Kim acımaz ey kardeşim böyle şehit oğluna!

(nakarat)



-11-



Annem bana yavrum diyor

Neden böyle üzülüyor

Haydi sen de baban gibi git düşmanı berbat et.

(nakarat)



-12-



Ağlama sen garip yavrum

Kulağımda bir küpem var

Kendinize bayram için bir elbise yapınız.

(nakarat)



-13-



Anneciğim

Nice yıldır

Babacığım hasretini tâ kalbimde gizledim.



-14-



Niçin böyle boyun eğri

Yetim kaldı garip yavrum

Kimse bize bir şey vermez bizi Allah kayırsın.



-15-



Yavrularım ağlamayın öldü diye babanız

Ağlarsanız mahzun olur bu sevimli anneniz

Biz içinde gizli yatan birer müthiş volkanız



-16-



Hür yaşayan milletime zincir

Vatanımda

Vatanımın intikamını öz kalbimde unutmam.



-17-



Babam şehit oldu ise

Dünyalara şöhret salan

Bin yaşasın askerimiz Cumhuriyet yaşasın.



-18-



Milletimin vatanımın ey mübarek bayrağı!

Sana canım feda olsun

Benim güzel bayrağım

Babam senin düşmanını öldürmeden gelmesin.



-19-



Kendi çirkin bayrağını

Öyle ise babam onu dövsün

Dövmek için gitti zaten

Gitsin gitsin aramam aşk olsun arslan babama.



Destancı Selahaddin



Görüleceği üzere çileler bugün asla unutulmaması gereken hususlardır.







Prof. Dr. Nuri Köstüklü

Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı
[/b]

Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap

Benzer Konular
Milli Mücadelede İç Ayaklanmalar
Osmanlı Devleti�nin girmiş olduğu 1. Dünya Savaşı�nı noktalayan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile Türk tarihinde Milli Mücadele adı verilen...
Milli Mücadelede İç Ayaklanmalar
Osmanlı Devleti�nin girmiş olduğu 1. Dünya Savaşı�nı noktalayan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile Türk tarihinde Milli Mücadele adı verilen...
Milli Mücadelede Din Adamları
MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI A. Milli Mücadele Fikrinin Doğuşunda Din Adamları Avrupahttp://www.favorifrm.net/images/smilies/virgs.gif...
Milli Mücadele'de Türk Çocukları
Anadolu çocuklarının İstiklâl Harbi’ndeki faaliyetlerine ve durumlarına değişik bölgelerden vereceğimiz örneklerle bir göz atalım: ...
milli mücadelede anadolu kadını
Millî Mücadele'nin destanlaşan birçok erkek kahramanı bilinir; ama kadın kahramanları fazla bilinmemektir. Oysa Anadolu...

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Seçenekler

Seçenekler
Stil

WEZ Format +2. Şuan Saat: 01:48 PM.
Yasal Uyarı Favori Forum
Favori Forum'da Mp3, Hack, Adult, Warez, Crack, Serial, Full Film, Full Oyun Vs. İllegal İçerikli Paylaşım Kesinlikle Yasaktır.
Logomuzda Kullanılan Maskot Favorifrm.Net 'e Aittir ve TPE Tarafından Tescillidir. İzinsiz Kullanılamaz.

Sitemiz Forum sitesi olduğu için sitemize kayıtlı üyelerimiz yazı, resim ve diğer materyalleri kontrol edilmeksizin sitemize ekleyebilmektedir. 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda ilgili yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi mail adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz.
Kuruluş : 13/ARALIK/2006
2006 - 2014 Favorifrm.Net Her Hakkı Saklıdır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000-2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO