Geri git   Favori Forum - Kapsamlı Bilgi Platformu » TARİH & YAŞAM » DİN Bölümü


Seçenekler
Din İle İlgili Merak Edilen Bazı Sorular Ve Cevapları
Alt 06-08-2009, 01:11 PM   #1 (permalink)
Standart Din İle İlgili Merak Edilen Bazı Sorular Ve Cevapları

1- Küllî ve Cüz'î irade ne demektir açıklar mısınız?

İrade: istemek iki veya daha çok alternatiflerden birine karar vermek demektir.

Allahu Teala'nın "irade" sıfatı vardır. Allahu Teala'nın iradesi demek sonsuz hallerden ve vakitlerden birine tayin ve tahsis buyurması demektir.

Burada geçen "mümkinat"tan maksat olmasına veya olmamasına karar vermek Allahu Teala'nın iradesini ilgilendiren bir husustur; buna karar vermek Allah'ın işidir. Bu kararın kaynağı da Allah'ın "irade" sıfatıdır. Bu iradeye "irade-i ilahiyye=ilahî irade" denir.

Bir de Allah'ın kullarına verdiği bir "irade" vardır ki kula ait olan bu irade ile ilgilidir. Şöyle ki:

Kulda bi'l-kuvve mevcut olan irade gücüne "küllî irade" denir. Bu irade kullanılmaya hazır olan kullanmadığı böyle bir iradeden sorumlu da değildir.

Cüz'î irade ise işte insan bu yaptığından dolayı sevap veya günah kazanır; yaptığı Allah'ın rızasına uygunsa mükafat görür; değilse ceza görür.

Bir de bu terimlere benzer "kudret-i külliyye" ve "kudret-i cüz'iyye" terimleri vardır ve bunlar da insandaki "kudret" sıfatıyla ilgilidir. Bunlardan "kudret-i külliyye" insandaki potansiyel kudret sıfatını kudret-i cüz'iyye de bu kudret sıfatının herhangi bir olayda kullanılma durumunu ifade eder.

2- Ecel nedir? Ömür kısalır ya da uzar mı?

Ecel vaktinden ne önce gelebilir ne de o vakitten sonraya kalabilir. Bu hususla ilgili Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır. "Her ümmetin takdir edilmiş bir eceli vardır.

Ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri kalırlar ayet: 49)

Ehli Sünnetin görüşüne göre öldürülen kişi kendi eceliyle ölmüştür. Katilin öldürmesi ile o kişinin eceli değişmiş ve ömrü kısalmış olmaz. Ecel Allah'ın kesin olarak yasakladığı cana kıyma yasağını işlemiş olmasındandır.

3- Son nefeste yapılan tevbe makbul müdür?

Bütün günahlardan tevbe etmek ve tevbeyi geciktirmemek gerekir. Fakat tevbe kapısı 18)

4- Tecdidi iman ve nikah ne zaman lazımdır?

Dinden olduğu kesinlikle bilinen şeylerden birini inkar veya dini hükümleri alaya almak; dine imana sövmek... gibi küfrü gerektiren söz ve davranışlarda bulunmadıkça "tecdid-i iman ve tecdid-i nikah" gerekmez.

Bir Müslüman tevbe istiğfar ederek imanını ve evli ise nikahını yenilemesi gerekir.

5- Şefaat var mıdır? Nerede ve nasıl olacaktır?

Şefaat iyilik ve lutuf ricasında bulunmak demektir.

Ahirette şefaatın varlığı 48 ve daha bazı ayetler.)

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in kıyamet gününde cennete giren mü'minlerin derecelerinin yükseltilmesi gibi şefaatleri de olacaktır. Bu şefaatlardan en fazla istifade edeceklerin de kamil ve muhlis mü'minler olduğunda şüphe yoktur.

Mahşerden sonra da her peygambere Cenab-ı Hak tarafından kendi ümmeti hakkında şefaat izni verileceği gibi şehitlerin ve salih kişilerin de şefaat etmelerine izin verilecektir. Fiilen cehenneme girmiş günahkarların cehennemden çıkarılması için Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in şefaatı olacağı gibi bazı ehl-i cennetin de şefaatleri olacaktır.

6- İslam'ın bazı şartlarını yerine getirmeyene kafir denir mi?

Ehl-i Sünnet inancına göre dinin emir ve yasaklarına uymayan bu kişi günahkar olur. Günahı karşılığında tevbe etmez veya Allah Teala meccanen affetmezse cezasını çeker.

7- Kabir azabı var mıdır? Nasıl izah edile-bilir? Öldükten sonra ruhun durumu?

Kabir azabı vardır ve haktır. Buna delalet eden ayetler olduğu gibi tevatür derecesine varan hadis-i şerifler de vardır. (İbrahim Süresi 46)

. Kabir hayatı ve kabir azabı sözü ile 25) anlamındaki ayetler birer delil teşkil etmektedir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de; "Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur" diye buyurmuşlardır.

Kabir azabı hem ruha ya da çeşit çeşit azaplara maruz kalıyorlar. Fakat biz onların bu hallerine muttali olamıyoruz.

8- Sürekli olarak kocasının ağzına küfreden bir kadının dini nikahı ne olur?

İnsan büyük vebali muciptir. .

İslam alimleri Müslümanların ağzı şehadet kelimesinin mahalli olması itibariyle bu tür çirkin sözler söylemenin vebali ağırdır.

9- Avrupa'da işçi olabilmek için Müslüman olmadığını söyleyen bir Müslüman dinden çıkar mı?

Bir zaruret olmadıkça küfrü yani dinden çıkmayı gerektiren ifadelerin telaffuzu halinde dinden çıkılmış olur. Bu şekilde dinden çıkan kişinin eşiyle aralarındaki nikah bağı da kopar.

Ancak Allah'tan bir gazap iner ve kendilerine büyük bir azap vardır" buyurulmuştur.

Ayetin manasıyla uyum içinde olan bir hadisinde Peygamber (S.A.V.): "Ümmetimden hata ve unutmak veya zorlama sonucu vuku bulacak günahlar affolunmuştur" buyurmuştur.

Ayetten ve hadisten anlaşılan kalbi imanla dolu olduğu halde zor ve baskı sonucu bu tür sözleri söyleyenin dinden çıkmayacağıdır.

Zorlama o işi yaptırmaya muktedir olması da şart koşulmuştur.

Avrupa'da işçi olabilmek maksadıyle Müslüman olmadığını söylemekte zorlama ile ilgili hükümler mevcut olmadığından bu sözlerin söylenmesi caiz değildir. Zira bu kişi kendi irade ve seçeneğiyle bu sözleri söylediğinden imanı hafife atmış ve böylece dinden çıkmış olur.

10- Tevbesi olmayan günah var mıdır?

İslam; itikad diğerlerinin ihlali ise günahı gerektirir.

Kişi kafir olmadıkça günah işlemekle dinden çıkmaz. Küfür dışında günah işleyen kişi haramları ve helalları yalanlayıp inkar etmemek gerekir.

Tevbe etmekle kul hakkının sorumluluğundan kurtulunmaz. Bunun için hak sahibinin hakkını ödemek ve helallaşmak gerekir.

11- Hangi suçlar büyük günahlardandır?

Çeşitli hadis-i şeriflerde anaya-babaya asi olmak içki içmek ve peygamberin (S.A.V.) söylemediğini ona isnad etmek gibi günahlar büyük günahlardan sayılmıştır. Bazı alimler bu tür büyük günahların kırk'a kadar ulaşacağını beyan etmişlerdir.

Ehli sünnetin görüşüne göre helalları haram itikat etmedilerse büyük günah işlemiş olurlar; fakat dinden çıkmazlar.

12- Gaybten haber vermek gelecekten ve olacaktan haber vermek doğru mudur?

Gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de mealen: "De ki: Göklerde ve yerde 21 429 ve 4/66) buyurmuştur. Bu itibarla çeşitli akıl dışı işlemlerle gelecekteki olaylar hakkında olumlu veya olumsuz haber vermek iddiasına kalkışmak ve bunlara inanmak haramdır.

13- Çocuk iken ölen Müslüman çocukları ile gayri müslim çocukları ahirette aynı durumda mıdırlar?

İnsan dünyada hakiki şahsiyeti haiz olabilmek için bir takım dönemlerden geçmektedir. İnsan sağ olarak doğmakla dünyadaki şahsiyeti başlar. Sonra hak edinme ve bu haklardan istifade etme ehliyetini elde eder. Rüşt yaşına erince Allah'a iman ve dini hükümlere uymak ve uygulamakla yükümlü olur. Ancak ya da mecusî yaparlar."

14- Hıristiyan ve Yahudilerin mü'minleri cennete girecek mi?

Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz'in peygamber olarak gönderilmesinden sonra olduğu gibi iman etmeyen hiç bir kimse İslam inancına göre cennete giremez.

15- Büyük ve küçük günahlar hangileridîr? Bunlar nasıl affolunurlar?

Küçük ve büyük günahların mahiyeti ve büyük günahların sayısı konusunda ifade buyrulmuştur. Gerçek şu ki;

büyük ve küçük günah izafi terimlerdir. Nitekim sevaplar da böyledir. Daha büyüğü ile karşılaştırılan her şey küçüktür. Daha küçüğü ile karşılaştırılan bir şey ise yalan

olarak zina suçlamasında bulunmak başka-sının malını gasbetmek... gibi tiil ve davranışlardır. Büyük günahlardan dolayı Allah affetmez ise kul azap görür. Küçük günahlardan dolayı da kulun azap görmesi ehli sünnet görüşüne göre caiz görülmüştür.

Allah'a şirk koşmak dışındaki tüm günahların şartlarına uygun olarak tevbe edilmesi halinde affedileceği bildirilmiştir. Bu konuda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:

"Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahlan bağışlar."(Zümer 53).

"Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçı-nırsanız sizin 31)

16- Madem ki Hz. İsa sağdır o halde yeni bir peygambere ihtiyaç var mıydı?

Allahu Teala Kur'an-ı Kerim'de 'Ve Allah elçisi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri yüzünden (onları lanetledik). Halbuki onu ne öldürdüler Onu Yahudilerin öldüremediği belirtiliyor.

İslam bilginlerinin çoğunluğuna göre Allahu Teala onu manevi semalardaki özel yerine yükseltmiştir. Bazı İslam bilginlerine göre ise Allahu Teala onu yahudilerden korumuş bedenen veya ruhen Allah kendi katına yükseltmiştir.

Biz Müslümanlar Allah'ın peygamberlerine ve onlara indirilen suhuf ve kitapların hepsine inanırız. Allah'ın peygamberlerine gönderdiği kitaplar dört tanedir Hz. İsa'ya indirilen İncil ve son peygamber Hz. Muhammed'e indirilen Kur'an-ı Kerim'dir.

Ancak Kur'an-ı Kerim'dir.

17- İslam'da büyü var mıdır? Varsa nasıl korunmalıyız?

Büyü veya sihir gerçek netice ve etkileri olan çeşitleri de vardır.

Ancak sihri inkar etmemiş;

fakat itikadı bozduğu Allah'a sığınmak ve muavvizeteyn denilen Felak ve Nas sürelerini okumak tavsiye edilir.

18- Falcılık nedir? Falcıya inanmak caiz midir?

İnsanın güzel bir olayla veya sözle karşılaştığında iyimserliğe; kötü bir hal ile karşılaştığında ise kötümserliğe kapılması iyimserlik ve kötümserliğe kapılarak bu gibi hallerin tesiri altında kalmak kişiyi evhama sevk edeceğinden kötü sonuçlar doğurabilir.

Arapçadaki "F-E-L" kökünden olan fal sözcüğü iyimserlik ve iyiye yorma manasına gelmektedir. Hayırlı ve hayra teşvik edici sözler de bu kabil-dendir. Bu manadaki fal için peygamberimiz:

"İslam'da uğursuzluk yoktur. Ancak fal'ı (iyi sözü) beğenmekteyim" buyurmuştur. Görüldüğü üzere bir şeyi uğursuz saymak onun etkisinde kalmak yersiz ve dayanaksızdır. Bilakis ümitvar olmak Allah'a güvenip O'ndan güç alarak hayatımızı değerlendirmek her Müslümanın görevidir.

Günümüzde halk arasında fai diye ifade edilen ve kahve fincanı veya bir takım şeylere bakarak kişinin geleceği ile ilgili hususlarda hükümler çıkarmak yanlıştır dinimizde yeri yoktur.

Günümüzdeki manası ile fal bunu yapmak ve ona inanmak dinen caiz değildir.

19- Mezhepler niçin ortaya çıkmıştır? Bunlarsız olmaz mı?

Mezhep; gidilecek yol herhangi bir İslam müctehidinin Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden ilmî metodlarla çıkardığı hükümlerdir.

Her Müslümanın dinî meseleleri doğrudan doğruya asıl kaynak olan Kur'an-ı Kerim ve sünnetten öğrenmesi mümkün değildir. Bunu ancak kendilerini dini ilimlere verip Tabiîler ve onlardan sonra gelen devirlerde bir çok müctehid imamlar yetişmiş ve böylece bir çok fıkıh mezhepleri ortaya çıkmıştır. Fakat zamanla bu mezheplerin çoğunun mensubu kalmamış ancak dört mezhep hükümlerinin uygulaması devam edegelmiştir.

20- Müslüman birisinin mutlaka bir tarikata girmesi "emir'e" bir "şeyh'e" biat etmesi şart mıdır?

Bu hususu açıklar mısınız?

Tarikat belli bir tarikat kurmamışlardır. Görüşlerini ve manevi tecrübelerini sohbet yoluyla çevrelerinde toplananlara aktara gelmişlerdir.

Tarikatlar 6-7. asırlarda ortaya çıkmış dünya görüşüne ve manevi zevkine göre bir yol tutar.

Bir tarikata intisab etmek gerekli midir?

İnsan temyiz yaşı ve rüşd devreleridir. Buluğ çağına eren ve reşid olan her Müslüman dinî mükellefiyetlerine hiç aracı olmadan kendisi muhatap olur. Zira dinî nasslar mükellef bulunan her Müslüman’a dolaysız olarak yöneliktir. Bu manadan olmak üzere Peygamberimiz (S.A.V.) İslam'da ruhbanlığın olmadığını bildirmiştir.

Allah Peygamberimize dini insanlara iletme dini ve güzel ahlakı öğretmek ve Müslümanlara bu alanda kılavuz olmaktan ileri geçmez.

Kendisini şeyh olarak sunan kişi kendisinin ancak dini öğreten tebliğ eden ve çevresindekilere yardımcı olan bir kişi olarak bildirmelidir. Bu faaliyetlerinde rehberi ve önderi Kitap ve sahih sünnet olmalıdır. Bu iki kaynağa ters düşen gelişmelere sebebiyet vermemelidir.

Son yıllarda tarikat adına meydana gelen dinin tasvip etmediği gelişmelere çokça rastlamak mümkündür. Bu gelişmeleri gözönünde bulundurarak şunları söylemek gereklidir.

Tarikat uygun tanımıyla alim ve kamil bir mürşidin denetiminde ibadet ve zikir yoluna koyularak İslam'da tevhid hakikatine ulaşmak için tutulan kulluk çizgisidir. Tarikat imamları kendi adlarına birer tarikat kurmamışlar bu çalışmalarını guruplaşmalara götürecek bir faaliyet olarak da sunmamışlardır. Ancak ibadet ve muamelat esaslarını ihtiva eden ve Allah tarafından peygambere vahyedilerek insanlara bildirilen hükümlerin tümüne bağlı kalmaktır. Hiçbir Müslüman’ın herhangi bir tarikate girmek gibi bir dini yükümlülüğü yoktur.

21- İslam'da rabıta var mıdır? İzah eder misiniz?

Rabıta Arapça "Rabata" kökünden türemiştir. Müslümanların birbirlerine bağlılığını Allah yolunda sabretmelerini ve bekçilik yapmalarını ifade eder. Daha sonra İslam ülkesi sınırlarında bekleyenlere;

gerek süvari ve gerek piyade olsun nöbet bekleyen askerler demektir. Hz. Peygamber (S.A.V.) bu manada;

"Allah yolunda bir gün nöbet beklemek dünya ve içindekilerden hayırlıdır" buyurmuştur.

Bu kelime ile ilgili mana ve yorumlar böyle iken yani manevi birlikteliktir.

Müridin kendine şeyh olarak seçtiği kişiyi yüceltip onun şahsını gönlünde tasavvur edip tazim etmekten ibarettir ki bazı müridler yeterli temel dinî bilgiden mahrum oldukları için bu konuda aşırılığa da düşebilmektedir.

Meşayih'in ruhlarından yardım ve medet ummak insanın dünya ve ahiret işlerinde bir takım tasarrufta bulunabileceklerini zannetmek yanlıştır. Bunların kabirlerini aynı inançla ziyaret edip onlara kurban adamak da dinen tehlikeli bir davranıştır.

Alimleri ilim öğrendiği kişilere karşı saygılı olmak bir Müslümandan beklenilen bir davranıştır.

Ancak insanı şirke kadar götürebilir.

22- Peygambere "vahy" gelir derler "vahy" ne demektir?

Arapçada süratle işaret etmek ilim ve hidayet türünden kullarının bilmesini istediği hususları seçtiği elçilerine gayrı mu'tad ve gizli yöntemle bildirmesi demektir.

Allah'ın Peygamberlerine vasıtasız veya melek-ler aracılığıyla öğütlerini 12)

Kur'an'a göre vahyin muhatabı Peygamberlerdir. "Öncekiler gibi seni de 30)

Vahyin bir çok kısımları vardır:

a-Allah'ın

b- Elçisinin kalbine ulaştırmak istediği bilgileri ilham yoluyla iletmesi

c- Sadık rü'ya şekli

d- Vahy meleği (Cebrail) vasıtasıyla vahyin geliş şekli bunlardandır.

Vahy getiren melek gelmekteydi.

Kur'an-ı Kerim Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla peygamberimize gönderilen Allah Kelamıdır.

"Onlara de ki: Size. benim yanımda Allah'ın hazineleri var demiyorum. Ben 50)

"0 gönderilen vahiyden başka bir şey değildir;

Onu 4-5)

23- İlham ne demektir? Kimlere gelir?

İlham kelime olarak lokmayı tutturmak veya yutturmak anlamına gelmektedir. Terim olarak ise kulun kalbine feyz yoluyla ilka ettiği (koyduğu) bilgi veya özel mana demektir.

İnsanın kalbine Allah tarafından ilka edilen manaya "ilham"; Şeytan tarafından ilka edilen tikir ve manaya da "vesvese" denir. Buna göre ilham hayır ve iyilik hissine münhasırdır. Kul bu bilgiyi bir gayret göstermeden elde eder. Gazzali'ye göre ilham'ın kaynağı ya Allah veya melektir.

Allah kullarına yönelik sahiplik ve mürşitlik vasfını ya herhangi bir kulunun kalbine bir mana veya fikir ilka ederek veya peygamberlere risalet vermek sureti ile gösterir. Birincisine ilham ikincisine ise vahy denir. Veliler ilhamı almaya daha müsaittirler. Zira kalpleri buna önceden hazırlanmıştır. İlham bu suretle vahyden şu bakımlardan ayrılır: Vahy getiren melek peygamber tarafından görülebilir ve vahyde mündemic olan mesajlar bütün beşeriyete aittir. Halbuki ilham yalnızca buna mazhar olan şahsa mahsustur.

İlham hüccet sayılmaz. Ancak ilham peygamberden sadır olmuşsa o takdirde hüccet sayılır. Sufilere göre ilham kimden sadır olursa olsun hüccettir. '

Cumhurun gerekçesi şudur: Eğer ilham hüccet kabul edilirse konu zabtu rabt altına alınamaz ve çeşitli tenakuz ve tezatlar yaşanır.

24- Tenasül uzvundan gelen sıvılar kaç çeşittir? Dinî hükümleri nedir?

Tenasül uzvundan gelen sıvılar meni mezi ve vedi olmak üzere üç çeşittir.

a) Meni: Şehvetle yerinden ayrılıp şehvetli veya şehvetsiz olarak tenasül uzvundan dışarıya çıkan ve kendine mahsus kokusu olan beyaz renkli koyu bir sıvıdır.

b)Mezi: Tenasül uzvunun intişarından sonra şehvetsiz olarak gelen beyaz renkli ince sıvıya denir.

c)Vedi: Küçük abdestten sonra gelen beyazımsı bulanık yapışkan sıvıdır.

Meni elbiseye bulaşan el ayası kadar olan mikdarı namazın sıhhatine engeldir.

Ancak şehvetli veya şehvetsiz olarak dışarıya çıkması ile gusül abdesti gerekir.

25- Saçlan bıyıkları boyamanın gusle engel hali var mıdır?

Saçları veya bıyıklan kına ve benzeri suyun nüfuzuna engel olmayacak nitelikteki boyalarla boyamak gusül abdestine mani değildir.

Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap

Benzer Konular
DJ'lik İle İlgili Merak Edilen Her Şey
Günümüzde Gençler Tarafından En merak Edilen ve talep gören Hobihttp://www.favorifrm.net/images/smilies/virgs.gif Bir Diğer Anlamda Meslek Diyelim...
Dinde En Çok Merak Edilen 6 Soru Ve Cevapları
Dinde En Çok Merak Edilen 6 Soru Ve Cevapları Soru : Bir kimse faiz aldığı zaman bunu hesaplayıp bir hayır kurumuna vermesi gerektiğini...
Oto Müzik sistemleri hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları
İyi bir oto müzik sisteminin olmazsa olmazları nelerdir? İyi bir sisteme sahip olmak için ilk olarak belirli niteliklere sahip bir radyo-teyp...
Merak Edilen sorular..?
allaha inanmakta zorluk çekiyorum Soru: Selam. Direk konuya girecem. Ben 22 yaşında biriyim Allah'a inanmakta büyük zorluk...
Merak edilen sorular ve cevapları
Yüce yaratıcı Allah insanları neden yaratmıştır? Yaratılış Soru: Yüce yaratıcı Allah insanları neden yaratmıştır?

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Seçenekler

Seçenekler
Stil

WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:21 AM.
Yasal Uyarı Favori Forum
Favori Forum'da Mp3, Hack, Adult, Warez, Crack, Serial, Full Film, Full Oyun Vs. İllegal İçerikli Paylaşım Kesinlikle Yasaktır.
Logomuzda Kullanılan Maskot Favorifrm.Net 'e Aittir ve TPE Tarafından Tescillidir. İzinsiz Kullanılamaz.

Sitemiz Forum sitesi olduğu için sitemize kayıtlı üyelerimiz yazı, resim ve diğer materyalleri kontrol edilmeksizin sitemize ekleyebilmektedir. 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda ilgili yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi mail adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz.
Kuruluş : 13/ARALIK/2006
2006 - 2014 Favorifrm.Net Her Hakkı Saklıdır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000-2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO